3 Aralık 2012 Pazartesi

Hayata ve rüzgara karşı bir adam



Chay Blyth  Cape Horn'da
Sir Chay Blyth, dünyanın en ünlü yelkencilerinden biri. Aynı zamanda en cesurlarından. Çünkü bu maceraperest adam yıllar önce kimsenin cesaret edemediği bir yolculuğa çıktı ve dünyanın etrafını tek başına tersten dönen ilk yelkenci oldu.

Blyth’ı bu noktaya getiren tek bir itici güç var o da maceraya bağımlılığı. Hayatı başlangıçta herkes gibiydi. İskoçya’nın sıradan bir kasabasında, sıradan bir ailenin ferdi olarak dünyaya geldi. Yedi kardeşin en küçüğüydü. 15 yaşında okulu bıraktı ve kasabadaki diğer gençler gibi yaşı erdiğinden bir dokuma fabrikasına işçi olarak girdi. Ancak her gün aynı şeyleri yaptığı bu iş, Blyth için fazlasıyla sıkıcıydı. Nitekim bir gün çalıştığı makinayı bozdu, çünkü genç Chay o sırada bir kızla flört halindeydi. Ustası geldi, söylendi. Gözü kara Chay de dayanamadı ve yumruğu ustasının suratının ortasına patlatıverdi. Tabii bu fabrikadaki sıradan hayatının sonu oldu. 18 yaşına geldiğinde orduya yazıldı ve paraşütçü birliğinde görevlendirildi. Henüz farkında değildi ama bu görev, bundan sonraki sıra dışı hayatının ilk adımıydı. Nitekim orduda kendini gösterdi ve hızla yükselerek 21 yaşında alayın o zamana kadarki en genç çavuşu oldu. 1966 yılında 20 feet’lik bir English Rose III isimli bir Open Dory’le, yine ordudan arkadaşı John Ridgeway’le birlikte kürek çekerek Atlantik’i geçti. Çoğu insan bu denemenin “intihar” olduğunu söylüyordu. Ancak Blyth ve Ridgeway, birçok kez ölümle burun buruna geldikleri bu seyri 92 günde tamamladı. Ülkelerine döndüklerinde bir kahraman gibi karşılanan iki denizci, Britanya İmparatorluk Madalyası’na layık görüldü. Bunun üzerine Blyth, 1967’de ordudan ayrıldı ve yelken yarışlarına katılmaya başladı. Böylece yelkenciliği öğrendi. 1971 yılında ise hayatının esas dönüm noktasını oluşturacak “imkansız yolcuğa” karar verdi. Dünyayı, herkesin bildiği rota olan batıdan doğuya doğru değil tam tersinden yapacaktı, üstelik tek başına. Bu aynı zamanda hakim rüzgârları ve akıntıları karşına almak demekti. Blyth bu zorlu yolculuğu 59 feet’lik ketch armalı teknesi British Steel’le 292 günde tamamladı. Artık “dünyada ilk” unvanına sahip bir denizciydi. Sonrası çorap söküğü gibi geldi, Whitbread Round the World, Round Britain Race, Round the Island Race birincilikleri, Trans-Atlantic’te hız rekoru gibi. 1997’de yelkene katkılarından dolayı Kraliçe Elizabeth II tarafından şövalye ilan edildi ve “sir” unvanını aldı.

Blyth ve Edhem Dirvana
Blyth artık 72 yaşında ve Gloucestershire’da maceradan oldukça uzak bir hayat yaşıyor. Ancak yelkenciliğe katkıları organizatör olarak devam ediyor.

Edhem Dirvana, bugünlerde Türkiye’de bulunan Sir Chay Blyth’la Marmaris’te bir röportaj yaptı. Röportajdan anekdotlar aşağıda. Tamamı Naviga’nın aralık sayısında.

·       Gençken kimsenin kalkışmadığı maceraların peşindeydim. Dünyanın etrafını tek başına, herkesin tercih ettiği yolun tersine dolaşmak da daha önce kimsenin yapmadığı bir şeydi. Benden ancak 21 sene sonra biri daha yaptı. Böyle bir şeyin oldukça zor bir iş olduğunu düşünüp onun için gerçekleştirmeye karar verdim.
·       İngiliz ordusunda paraşütçüydüm, oradan ayrıldıktan sonra yapacak bir şey arıyordum. Maceraya çok düşkündüm. Bu yüzden maceradan maceraya atıldım. Bu hikayeleri yazıp kitap haline getirdim, ayrıca makalelerim gazetelerde basıldı, paramı böyle kazandım. O zamanlar gazeteler böyle hikayelere çok para veriyordu.
·       Denizde başına gelen en korkunç olay Cape Horn açıklarındayken trimaranımızın devrilmesiydi. İki kişi denizin ortasında kalıverdik ve kurtarılmayı beklemekten başka şansımız yoktu. 

Kürekle Atlantik geçişi
·       Volvo Ocean Race tekneleri müthiş ama bana göre denizaltıya benziyorlar. Bence daha denizci tekneler yapılsa daha iyi olur. Diğer yandan yarış o kadar pahalı hale geldi ki çok az takım katılıyor. Bizim zamanımızda 25 tekne katılmıştı.
·       America’s Cup'ta yarışmak da çok pahalı hale geldi, artık neredeyse çoğu takım için imkansız. Şirketler için çok büyük bütçeler bunlar. Yönetim kurulları, yelken gibi az bir kitlenin izlediği bir spor yerine futbola yatırım yapmayı tercih ediyorlar. Asıl problem bu.
·       Dünyanın etrafını benden sonra tek başına tersten dönen Dee Caffari, bize gelen dümencilerdendi. İki çeşit insan vardır. Biri odaya girdiğinde enerji saçar, bir diğeri ise enerji emer. Dee, kesintisiz enerji kaynağı gibidir. Onun karizmatik, neşeli, zorluklarla başa çıkan, güçlü ve başarıya odaklı bir kişiliği var. Dee’yi bu yolculuğa çıkmaya ben ikna ettim. Çünkü ondaki azim ve kararlılık kimsede yoktu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder