27 Eylül 2012 Perşembe

Vendee Globe’da 20 skipper starta hazır

-->


Dünyanın en zor yelken yarışı Vendee Globe. Yarışçıların dünyanın etrafını tek başına, hiç yardım almadan, kıyıya yanaşmadan tamamlamak zorunda olduğu bir mücadele. Yarışçıların dün düzenlenen basın toplantısında,  birinci olmayı değil yarışı tamamlamayı hedeflediklerini açıklamaları mücadelenin ne kadar zorlu geçeceğinin en önemli kanıtı.

Dört yılda bir düzenlenen Vendee Globe’un yedincisinin startına 1,5 aydan az zaman kaldı. Dün en sonunda basın toplantısı düzenlendi ve yarışa katılacağı kesinleşen skipper'lar medyanın karşısına çıktı. 10 Kasım’da start alacak Vendee Globe’a altı ülkeden 20 skipper Imoca 60’larıyla katılacak. Yorumlar, Avrupa’daki ekonomik krize rağmen inanılmaz bir katılım sağlandığı yönünde. Yarışçıların genel profiline bakarsak...

20 skipper’dan 15’i daha önce bu mücadelede yer alan isimler. Yarışın favori isimlerinden biri Banque Populaire ile yarışacak olan Armel le Cleac’h. Vendee Globe’da iki kez birinci olan tek yelkenci Michel Desjoyeaux’nun eski Foncia’sıyla yarışacak olan Fransız yelkenci 2008’deki yarışı ikincilikle tamamlamıştı. Bir diğer favori de PRB’siyle Vincent Riou. Kendisi 2004 yarışında birinci olmuştu. Favorilerden biri de Jean le Cam, Synerciel sponsorluğunda yarışacak Fransız skipper’ın teknesi 2008 yarışında Loick Peyron’un yarıştığı Gitana 80. 2004 yarışını Vincent Riou’nun arkasında ikinci olarak bitiren le Cam, Fransa’nın en yetenekli açık deniz yarışçısı olarak gösteriliyor. 2008 yarışını üçüncülükle bitiren Mark Guillemot, 2004 yarışının birincisi Vincent Riou diğer favori isimler.


Gamesa’nın skipper’ı Mike Golding ve İsviçreli Dominique Wavre ise yarışın en tecrübelilerinden. Her ikisinin de yarışa dördüncü katılışı. Her ikisi de 2000 ve 2004 yarışlarını tamamlamayı başarmış ancak 2008 yarışından çekilmek zorunda kalmıştı. Golding kırılan direği, Wavre da salmasındaki problem nedeniyle.

Yarışın tek kadın katılımcısı Saveol’le yarışacak Sam Davies. İngiliz yelkenci 2008’deki yarışı dördüncülükle tamamlamıştı.

Yarışın çömezlerinden François Gabart ise en genç dümenci. Michel Desjoyeaux’nun himayesi altına aldığı 29 yaşındaki François Gabart, Macif’le yarışacak. Gabart’dan beklenti büyük.

7. Vendee Globe’da mücadele edecek 20 skipper dünkü basın toplantısında özetle şunları söyledi.

Jeremie Beyou/Maitre CoQ: “Bu maceranın bir parçası olmayı başardığım için gurur duyuyorum ve önde götürenlerden biri olacağımı umut ediyorum.”

Arnaud Boissieres/Akena Verandas: “Bu yıl yarışa katılanların hepsi çok iyi yelkenciler ve eminim Vendee Globe tarihine güzel şeyler yazacaklar.”

Louis Burton/Bureau Vallee (İlk kez katılıyor): “Vendee Globe’a katılmak en çılgın hayalimdi. Başardığım için çok mutluyum.”

Samantha Davies/Saveol: “Hem şanslı hem de mutlu hissediyorum. Bu benim ikinci Vendee Globe’um olacak. Bu kez daha iyisini yapmaya çalışacağım.”

Bertrand de Broc/ Votre Nom autour du Monde avec EDM Projets: “Daha önce bu yarışa iki kez katıldım. Neden üçüncü kez katılmak istediğimi kendime sorup durdum. Yanıtım hiç değişmedi: Bunu bir kez daha yapmak istememin en önemli sebebi, neden bir kez daha yapmak istediğimi bulmak.”

 Tanguy de Lamotte/Initiatives-coeur (İlk kez katılıyor): “Bu yarışta iki hedefim var. En iyisini yapmak ve sponsorumu en iyi şekilde temsil etmek. Yarış ne kadar sürerse sürsün tamamlamak en önemli hedefim.”

Kito de Pavant/Groupe Bel: “Ne kadar şanslı olduğumun farkındayım. Bu yarışa alçakgönüllü ve huzurlu bir şekilde başlayacağım.”

Alessandro Di Benedetto/Team Plastique (İlk kez katılıyor): “Teknemin eski sahibi Arnaud Boissieres ‘bir sponsor bul ve bu yarışa katıl’ demişti. Şu an Vendee Globe yarışçılarının arasındayım. Bu büyük bir onur.”

Jean-Pierre Dick/Virbac-Paprec 3: “Bu yarışa katılabilmek için hayatımdaki birçok şeyi değiştirdim. Böyle bir maceranın parçası olmak büyük ayrıcalık.”

François Gabart/Macif (İlk kez katılıyor): “Macif’le bir hayalim gerçekleşiyor. Ne olursa olsun bu yarışı tamamlayacağım.”

Mike Golding/Gamesa: “Ben bir İngilizim. Yarış ise Fransızların. İngiliz olmama rağmen bu yarışın  ne kadar harika olduğunu söyleyebiliyorum. (gülüyor) Bu, İngiliz skipper’ların da ne kadar başarılı olduğunu göstermek için mükemmel bir fırsat”

Marc Guillemot/Safran: “Bu yarışa hazırlanırken sadece Vendee Globe’u düşünüyoruz. Bir parçası olmak gurur verici”

Jean Le Cam/Synerciel: “Bu eşsiz bir yarış. Çok zor ve büyük bir mücadele olacak.”

Armel Le Cleac’h/Banque Populaire: “En büyük amacım yarışı tamamlamak. Yeni bir macera yaşayacağım ve güzel hikayeler yazacağım.”

Vincent Riou/PRB: “Son yarıştan bu yana birçok şey değişti. Skipper’lar bu kez daha iyi hazırlandı. Dolayısıyla seviye yükseldi. Bu yarış hem benim hem de izleyiciler için çok ilginç olacak.”

Javier Sanso/Acciona 100% EcoPowered: “Bana göre Vendee Globe sadece bir yarış değil. Bu yarışta insanlara çevreyi korumayı da öğreteceğiz. Projem olan Acciona, fosil yakıt kullanmıyor. Bu yarışta sıfır karbondioksit emisyonla da bir şeylerin başarılabileceğini göstereceğim.”

Bernard Stamm/Cheminées Poujoulat: “Yeni teknem çok güçlü, ona çok güveniyorum. Les Sables d’Olonne dışında da nasıl yelken yapılacağını biliyorum, umarım geri dönmeyi de başaracağım.”

Alex Thomson/Hugo Boss: “Vendee Globe dünyanın en zor yarışı. Bugüne kadar dünya turunu tamamlayamadım, ama bu kez kesinlikle bitireceğim. Bunu, ailem ya da takımım için değil kendim için yapacağım. “

Dominique Wavre/Mirabaud: “Vendee Globe macera ve yarışın bir araya geldiği bir olay. Hepimiz, hem fiziksel hem de psikolojik anlamda limitlerimizi göreceğiz. Tanrı yardımcımız olsun, bize hız versin.”

Zbigniew Gutkowski/Energa: Polonyalı yelkenci yarışa ilk kez katılıyor. En  son kayıt veren yarışçı, Atlantik’te kalifikasyon seyirlerini tamamlamakla uğraştığından basın toplantısına katılamadı.

26 Eylül 2012 Çarşamba

MOD70 Avrupa Turu’nda bu kez birinci Musandam

 
MOD70’lerin Avrupa Turu’nun dördüncü ayağı bu kez farklı bir birincilikle sonuçlandı. Turun başından beri Foncia ve Spindrift Racing arasındaki birincilik savaşında galip bu kez Oman Sail’in Sidney Gavignet dümenciliğindeki Musandam’ı oldu. Aslında Musandam, Cascais’de yapılan koy içi yarışta da birinci olarak performansını artırdığının ilk işaretlerini vermişti.
Avrupa Turu’nun dördüncü ayağı 20 Eylül ‘de start aldı. Beş trimaranın hedefinde bu kez Marsilya vardı. Cascais’den start alıp Atlantik’ten çıktıktan sonra Cebelitarık Boğazı’nı geçip Akdeniz’e açılacaklardı. Ancak rüzgar çok az olduğundan 10:00’daki start 13:00’e alındı. Starttaki bu durum tüm yarışın gidişatının da başlangıcıydı. 1071 rota boyunca beş ekibin en büyük sorunu hafif ve kararsız rüzgarlardı. Ekipler daha yarışa başlamadan önce bu ayağın son derece zor olacağını, daha çok taktiklerin önemli kazanacağını söylüyorlardı.
Yarış başladıktan sonra Musandam liderliği kapmıştı. Ancak daha ilk gece hava o kadar hafifti ki Musandam ekibi raporlarında 18 saatte 120 mil yaptıklarını yazıyordu. Takımın skipper’ı Sidney Gavignet, çok sinir bozucu geçen ilk gecenin sürekli trim yaparak geçtiğini belirtiyordu. Bu arada ekipler bir de gemi trafiyle uğraşıyorlardı. Musandam’ın yaklaşık 7 mil gerisinden Steve Ravussin’li Race for Water geliyordu. Filo zorlu geçen ilk gecenin ardından Saint Vincent Burnu’nu geçerek Cebelitarık Boğazı’na doğru rota tuttu.

21 Eylül akşamı saat 19:30 sıralarında nihayet filo Akdeniz’e giriş yaptı. İlk giren Musandam’dı. Filonun geri kalanı da o sırada Cebelitarık Boğazı’nı geçiyordu. Musandam ekibinden Brian Thompson, Tarifa’yı geçerken hala filonun liderliğini götürdükleri için çok memnun olduklarını kararsız rüzgarların seyri çok zorlaştırdığını ve stresli hale getirdiğini söylüyordu. İkinci sıradaki Race for Water’la üçüncü Foncia arasında ise sadece birkaç mil fark vardı.
Etabın ortalarına gelindiğinde, İspanya ve Fas arasındaki Alboran Denizi’ne ulaşan takımlar hala rüzgarsızlıktan muzdaripti. Tam anlamıyla çukura düşmüşlerdi. Michel Desyojeaux’un Foncia’sı, genel sıralama birincisi üçüncü sıradaydı.

22 Eylül Cumartesi günü ikinci durumdaki Race for Water’ın skipper’ı Steve Ravussin rüzgarsızlığın yanında bir de sisten yakınıyordu. “Dünyanın en yoğun gemi geçiş yollarından birindeyiz ancak gemilerin hiçbirini göremiyoruz. Sadece düdüklerini duyabiliyoruz” diye yazıyordu raporunda.


Neyse ki Cumartesi akşamı artan rüzgar filoyu sevindirdi. 3-6kt’la başlayan hava ilerleyen saatlerde 12kt’a, hatta 30kt’a ulaştı. Yarışın son etabına gelindiğinde Musandam hızlı bir şekilde finişe doğru ilerliyordu. Foncia’nın skipper’ı Michel Desjoyeaux, son gece ilk iki güne göre daha çok mil kat ettiklerini söylüyordu.

Ve ilk finiş, etabın başından beri liderliğini sürdüren Musandam’ın 24 eylül Pazartesi sabahı erken saatlerde Marsilya’ya ulaşmasıyla verildi. Yarışı ikinci bitiren Race for Water ile üçüncü bitiren Foncia arasında ise sadece birkaç dakika vardı.

Yarışın beşinci ayağı ve son ayağı için takımlar 30 Eylül Pazar günü start alacak. MOD70’lerin Avrupa Turu, trimaranların Cenova’ya ulaşmasıyla sona erecek.

Avrupa turunda son puan durumu şöyle:

1.     Foncia 225 puan
2.     Spindrift Racing 217 puan
3.     Musandam Oman Sail 193 puan
4.     Race for Water 193 puan
5.     Groupe Edmond de Rothschild 186 puan

24 Eylül 2012 Pazartesi

Clipper Round The World Race’ten herkese açık davet

-->

Denizi seviyorsanız, yelkene meraklıysanız, bilgisayardan kafanızı kaldırıp okyanuslara açılmak gibi bir hayaliniz varsa Clipper Round the World Race’ten size “hayatınızın macerasına” açık davet var. Ciddi bir yelken deneyimine sahip olmayan kişilerin katılabildiği bu yarışta ister dünyayı turlayabilir, isterseniz belli bir etabına katılabilirsiniz.

Organizatörler 2013-1014 yarışı için kampanyayı başlattı bile. “Watch my story” (hikayemi izle) ismiyle yayılan videolarda yarışa katılan insanlar Clipper Round the World Race macerasını anlatıyor. 


Önce bilmeyenler için yarışın tarihinden bahsetmek gerek. Clipper Race, dünyanın etrafını tek başına yelkenle dolaşan ilk kişi olarak tarihe geçen İngilizlerin efsane yelkencisi Sir Robin Knox-Johnston öncülüğünde başlatılmış. İlk kez 16 yıl önce düzenlenmiş. İki yılda bir gerçekleştiriliyor. Dünyanın en uzun okyanus yarışı; katılımcılar tam yelkenli teknelerle tam 40 bin mil aşıyor. Yarışın en önemli özelliği katılımcılardan profesyonel yelkenci olması beklenmemesi. Böyle bir maceraya katılmak için herhangi bir sağlık engeli olmayan 18 yaşın üstündeki herkes bu yarışa katılmak için başvurabiliyor. Başvuranlar önce bir elemeden geçiriliyor. Elemeden geçenler üç haftalık çok sıkı bir eğitim alıyor. Eğitim üç aşamadan oluşuyor. İlk aşamada temel yelken eğitimi veriliyor. İkinci aşamada ileri seviye, üçüncü aşamada da yarışçılık ve teknede yaşam öğretiliyor. Eğitimden sonra amatör yarışçılar, profesyonel dümencilerle birlikte ekipler haline getiriliyor ve okyanusa açılıyor.

Robin Knox-Johnston’ın söylediğine göre bugüne kadar yarışa katılanların neredeyse yarısı daha önce hiç yelken yapmamış kişiler. Yarışta ekipler, Tony Castro tasarımı Clipper 70’lerle yarışıyor. 


Yarışın rotasına gelince… Rota İngiltere’den başlıyor. İlk etapta filo ticaret rüzgarlarını da arkasına alarak Atlantik Okyanusu’ndan aşağı iniyor ve Güney Amerika’ya ulaşıyor ardından sırasıyla Güney Afrika, Batı Avustralya, Yeni Zelanda, Doğu Avustralya, Çin, ABD’nin batı kıyısı, Panama, ABD’nin doğu kıyısı, Kanada ve İrlanda’dan sonra yeniden İngiltere’ye uğruyor. Sekiz ayaktan oluşan yarışta ekipler 13 ülkeye uğruyor. Yarışa belirli etaplarda katılabileceğiniz gibi tüm dünya turunu da gerçekleştirebiliyorsunuz.

İlk ayak İngiltere-Güney Amerika arası 33 gün, ikinci ayak Güney Amerika-Güney Afrika 18 gün, üçüncü ayak Güney Afrika-Batı Avustralya 23 gün, dördüncü ayak Batı Avustralya-Yeni Zelanda-Doğu Avustralya 28 gün, beşinci ayak Doğu Avustralya-Çin 53 gün, altıncı ayak Çin-ABD’nin batı kıyısı 33 gün, yedinci ayak ABD’nin batı kıyısı-Panama-ABD’nin doğu kıyısı 38 gün, sekizinci ve son ayak ABD’nin doğu kıyısı-Kanada-İrlanda-İngiltere arası 22 gün sürüyor. Tüm dünya turu ise 11 ay. Tabii bunlar yaklaşık rakamlar. Hedefinize varışınız rüzgar ve hava koşullarına bağlı olarak genellikle değişiyor.


Clipper Race’e ilgi o kadar yoğun ki, organizatörler bir sonraki yarış olan 2013-2014’e başvuruların dolmak üzere olduğunu söylüyor ve “Bu bir sonraki yarış için son çağrımızdır” diyor.

Yarışa katılmak için şu yolu izliyorsunuz. İlk önce yarışın resmi web sitesi www.clipperroundtheworld.com adresindeki başvuru formunu dolduruyorsunuz. Ardından size yarışla ilgili bir broşür geliyor ve bir mülakat organize ediliyor. Bu mülakatın ardından eğer seçilirseniz eğitime davet ediliyorsunuz. Asıl meseleye gelirsek… Bu yarışa elbette bir katılım ücreti var. Yarışa başvuru ücreti web sitede yazmıyor. Ben de yarış organizasyonuna sordum. Gelen bilgiye göre tüm dünya turu 43.000 euro. Bir etap ise 4.800-5.600 euro arasında değişiyor. Dünya turu biraz fazla ama bir etap için paranız varsa değer.


Son bir bilgi... Artık Clipper Round The World Race’e katılmak isteyenler için Türkiye’de bir temsilci de var: Aytun Demirsoylu. Yarışa kendisi üzerinden başvuru yapılabildiğini; İngiltere’nin, başvuru yapanlar hakkında bilgiyi kendisinden aldığını söylüyor Demirsoylu. Şimdiden birkaç  Türk bir sonraki yarış için başvurmuş bile. Bu arada bu yarışa daha önce Türkiye'den Hale Dere, Hande Bayık ve Ömer Özvardar katılmıştı.

Eğer ilginizi çekiyorsa Aytun Demirsoylu’ya mail adresinden ulaşabilirsiniz: aytun@clipperrace-turkey.com

21 Eylül 2012 Cuma

Artemis Racing’in yeni dümencisi Nathan Outteridge



 34. America’s Cup’ta, kupanın yeni sahibini belirleyecek final yarışlarına bir yıl kala takımlar 72ft’lik katamaranlarını birer birer suya indirirken bir yandan da takımlar arası transferler gerçekleşiyor. Bunun en dikkat çekicisi hiç şüphesiz, filonun en genç dümencisi olmasına rağmen San Fransisco’daki son ayakta müthiş çıkışıyla dikkatleri üzerine çeken Team Korea’nın dümencisi, Avustralya’nın olimpik madalyalı yelkencisi Nathan Outteridge’in İsveçli Artemis Racing’e transferi oldu. Team Korea’nın eski dümencisi artık Artemis’te, Terry Hutchinson’ın ekibinde yarışacak.

Skiff ve 49er sınıfındaki başarılarıyla tanınan Outteridge, önümüzdeki hafta takımla antrenmanlarına başlayacak. 3-7 Ekim’de San Fransisco’da yapılacak America's Cup World Series'in (ACWS) 2012-2013 serisinin ikinci ayağında da Artemis Racing-Red’in dümeninden olacak.

Londra Olimpiyat Oyunları’nda ülkesine 49er sınıfında altın madalya kazandıran Nathan Outteridge, Farr40 Dünya Şampiyonası’nı üçüncülükle tamamlayan Avustralyalı takım Transfusion’da taktisyenlik yapıyordu.

19 Eylül 2012 Çarşamba

Foncia yeniden lider



MOD70’lerin Avrupa Turu’nun üçüncü ayağı Portekiz'in Cascais kentinde offshore rotalı yapıldı. 558  millik yarışta birinci olan Michel Desjoyeaoux’lu Foncia birinci oldu ve böylece genel sıralamada Spindrift Racing’in liderliğini elinden aldı.

17 Eylül Pazartesi günü yapılan yarışta beş takım oldukça hafif havada start aldı. Ardından yükselen hava sayesinde MOD70’ler 25 knot hıza ulaştı. Yarışı ikinci bitiren Franck Cammas navigatörlüğündeki Race for Water finişe Foncia’dan beş dakika 50 saniye sonra ulaştı. İkinci ayağı birinci olarak bitiren ve bu yarışa kadar genel sıralamada birinci olan Yann Guichard’ın Spindrift Racing’i ise üçüncü sırada yer aldı. Bu arada üçüncü ayaktan önce Cascais’de yapılan koyiçi yarışta Musandam birinci olmuştu.

Yarışın dördüncü ayağı için yarın Cascais’den start alacak MOD70’ler 1071 millik rotayı aşarak Marsilya’ya ulaşacaklar.

Sıralamada son durum şöyle:
1 - FONCIA (Michel Desjoyeaux) = 182 puan
2 - Spindrift Racing (Yann Guichard) = 176 puan
3 - Groupe Edmond de Rothschild (Sébastien Josse) = 152 puan
4 - Race for Water (Steve Ravussin) = 145 puan
5 - Musandam, Oman Sail (Sydney Gavignet) = 143 puan

16 Eylül 2012 Pazar

Gözler Asterisk UNO’da



2012 Rolex Farr 40 Dünya Şampiyonası yarın Chicago kentindeki Michigan Gölü’nde başlıyor. İki gündür devam eden 2012 ABD serisinin son ayağı niteliğindeki Farr 40 PreWorlds’te aynı zamanda ısınma turlarını yapan sekiz ülkeden 20 takım arasında iki Türk ekip de ter döküyor. Farr 40 ABD serisinin sırasıyla Key West, Miami, Annapolis ve Newport’taki yarışlarını hiç atlamadan takip eden Asterisk Uno ve Provezza 8, dünyanın en iyi Farr 40 ekiplerine karşı mücadele verecek.

İki gündür devam eden Farr 40 PreWorlds yarışlarında birinciliği ABD’li Jim Richardson ve takımı Barking Mad aldı. Bu birincilik ekibe ABD serisinde de birinciliği getirmiş oldu. Son üç Farr 40 dünya şampiyonluğunu elinde bulunduran takım doğal olarak 2012 Dünya Şampiyonası’nın da en iddialı takımı.


Serinin ikincisi ise Barking Mad’den üç puan geride gelen Alberto Rossi’nin İtalyan takımı Enfant Terrible. ORCi Offshore Dünya Şampiyonu olan Enfant Terrible, sadece iki ay önce Helsinki’deki Audi ORCi Dünya Şampiyonası’nda 45 rakibine karşı mücadele vermiş ve unvanını korumayı başarmıştı. Üçüncü sırada ise Wolfgang ve Angela Schaefer'ın Struntje Light’ı var. Alman takım, Enfant Terrible’dan sadece üç puan geride.


İki günlük yarışlarda özellikle Asterisk UNO büyük bir başarı gösterdi. Levent Özonur dümenciliğindeki ekip ilk gün yarışında 16, 6 ve ikincilik dereceleriyle günü altıncı sırada kapattı. İkinci gün takım parkura daha da ısınmış olacak ki en iyilerle birincilik mücadelesine girdi, şamandıraları ilk dönen takımlar arasında yer aldı. Böylece Asterisk UNO günü dördüncülükle bitirdi ve dünya şampiyonasına büyük bir moralle başladı.

Yarın start alacak 2012 Farr 40 Dünya Şampiyonası, 20 Eylül’de sona erecek. Şimdi gözler Farr40 PreWorlds’ten alnının akıyla çıkan Asterisk UNO’nun performansında.

15 Eylül 2012 Cumartesi

Kadın hakları Vendee Globe’da sınıfta kaldı




Projesi çok ilginçti, ben de Başüstü sayfalarına taşımıştım. Hatırlarsanız Fransız kadın yelkenci Anne Liardet, Project Equality projesi adı altında Vendee Globe’da yarışarak cinsiyet ayrımcılığına dikkat çekmeyi hedeflediğini açıklamıştı. Equality (eşitlik) adını vereceği teknesiyle yarışa katılmayı planladığını, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde düzenlediği basın toplantısında duyuran Liardet bunun için bütçe topluyordu. Ancak proje maalesef suya düştü. Sebep yeterli bütçenin toplanamaması.

Liardet, Vendee Globe’dan vazgeçmek zorunda kalışını geçtiğimiz günlerde yaptığı basın açıklamasıyla duyurdu. Liardet açıklamasında, gerekli finansmanı bulamadığı için bu zorlu yarışa katılamayacağını söyledi. “Bu harika yarışta yer alamayacağım için çok üzgünüm. Ancak bize verilen süre çok kısa ve bu süreçte önceden tahmin edemeyeceğimiz birçok olay oldu. Elimden gelen her şeyi yaptığım için içim rahat.”


Ancak Anne Liardet Eşitlik Projesi’ni sürdürmekte kararlı: “Bu süreçte beni destekleyen herkese çok teşekkür ederim. Destekçilerim merak etmesinler projemden vazgeçmiş değilim. Bu projenin yok olmasına izin vermeyeceğim. Kadın erkek eşitliğine dikkat çekmek için yelken yapmakta kararlıyım. Daha başka bir sürü yarış ve hala beni desteklemek isteyen insanlar var. Proje mutlaka devam edecek.”

Üç çocuk sahibi Liardet, son 10 yıldır çocuklarıyla ilgilendiği için yarışlardan uzak kalmıştı. “Kanımda deniz var” diyen Fransız yelkenci, aslında sıkı bir solo yarışçı. İlk solo yarış deneyimi 1985’te katıldığı Mini Transat’la oldu. İki kez Solitaire du Figaro’da yarıştı. 1990’da katıldığı Route du Rhum’la çokgövdelilerde deneyim kazandı. 2004-2005 Vendee Globe’u da Roxy isimli teknesiyle 11. sırada tamamladı. Liardet bu başarısıyla Catherine Chabaud ve Ellen McArthur’dan sonra bu yarışı tamamlamayı başaran üçüncü kadın yelkenci olmuştu.

13 Eylül 2012 Perşembe

Spindrift Racing, Foncia’nın liderliğini elinden aldı


70 feet’lik beş trimaranın Avrupa Turu’nda, Dublin-Cascais rotalı ikinci ayaktaki heyecan ilkini aratmadı. 1215 millik ikinci ayakta Musandam geçici bir liderlik sevinci yaşasa da, ilk ayakta birinciliği saniye farkıyla Foncia’ya kaptıran Spindrift Racing bu kez amacına ulaştı ve finişe ilk ulaşan tekne oldu. Böylece Yann Guichard dümenciliğindeki takım genel sıralamada en yükseğe yerleşti.

MOD 70 European Tour’un ikinci ayağı Dublin’in Dun Laoghaire Limanı’nda yapılan koyiçi yarışlarının ardından 9 Eylül Pazar günü start aldı. Pruvalarını bu kez güneye çeviren beş trimaranın hedefinde bu kez Portekiz’in Cascais kenti vardı.

Sidney Gavignet dümenciliğindeki Musandam yarışa şanssızlıkla başladı. Çünkü Dun Laoghaire’deki liman içi yarışta daggerboard’ları kırılmıştı. Ancak takım açık deniz yarışının startına hasar giderilmiş ve moraller düzelmiş olarak çıktı. Takımdan İngiliz Brian Thompson etabın ilginç olacağını söylüyordu. “Koşullar oldukça heyecanlı olacak. Sert rüzgarlar ve büyük dalgalar. Portekiz’e doğru ise rüzgar çok düşecek ve muhtemelen çok sinir bozucu olacak.”


Nitekim Brian Thompson yanılmadı. Ancak önce yarışın devamına bakalım...

Filo ilk önce İrlanda Denizi’nin soğuk ve sert havasına karşı zorlu bir mücadele verdi. 28kt havada, oldukça yakın yarışan filonun önünde Spindrift Racing vardı. Filo 10 Eylül Pazartesi sabahı saat 07:00 civarı Fastnet Kayalıkları’nı döndü. İlk dönen Spindrift’i Musandam ve Foncia izliyordu. Lideri takip eden  iki takım neredeyse borda bordaya seyrediyordu. İki takımdan 11 mil öndeki Spindrift  ekibinin ise keyfi yerineydi. Takımdan Yann Elies raporlarında şunları yazıyordu: “Henüz bizi geçen yok. Halen 60 dereceyle gidiyoruz ve öğle ortalarında rüzgarın kuzeybatıya dönmesi bekleniyor. Bu durumda gennaker’ımızı basıp hızımızı artırabiliriz. Deniz sakinledi, rüzgar da düştü.”


Ancak aynı gece Spindrift ve Foncia’yı bir takım talihsizlikler bekliyordu. Spindrift Racing’in ana yelkeninde meydana gelen problem nedeniyle başüstü adamı direğe tırmanarak sorunu gidermek zorunda kaldı. Foncia’nın da dümen palasında sorun vardı, tamir edilmesi gerekiyordu. Dolayısıyla her iki takım da yavaşlamak zorunda kaldı. Bu durum Musandam’a yaradı. Starttan 200 mil sonra Spindrift ve Foncia’nın yavaşlamasını fırsat bilen Sidney Gavignet dümenciliğindeki Musandam, Spindrift’in 1.2 mil önüne geçti. Ekip çok heyecanlıydı ancak kutlama yapmak için henüz çok erkendi. Ekipten Brian Thompson şöyle diyordu: “Şu an sadece hızlı gitmeye ve hata yapmamaya konsantre olmuş durumdayız. Ama çok heyecanlı ve mutlu olduğumuzu söylemezsek yalan olur.” 


O sırada Musandam filonun en hızlı teknesiydi ancak son saatlerde her şey değişebilirdi. Nitekim öyle oldu. Yarışın son etabı Biskay Denizi’ne geldiklerinde Spindrift Racing yeniden liderliği ele geçirdi. Tekneler yine birbirine çok yakındı. Kuzeyli rüzgarlar oturduğundan beş trimaran mümkün olduğunca hızlı bir şekilde güneye doğru ilerliyordu. Ancak ilk ayakta olduğu gibi bu etapta da olan oldu ve finişe sadece birkaç mil kala rüzgar aniden düştü, filo aniden durma noktasına geldi. “Teknemizin hızı sadece saniyeler içinde 30kt’tan 2kt’a düştü, inanılır gibi değildi.” Spindrift’in dümencisi Yann Guichard durumu bu sözlerle anlatıyordu. Tekneler bu kadar yakın olup da rüzgar da bitince sırada sinir savaşları vardı. Farklı taktikler deneyen, defalarca tramolalar atan beş trimarandan Spindrift Racing starta ilk ulaşan takım oldu. Spindrift’ten yaklaşık bir saat sonra Foncia, ondan sadece birkaç saniye sonra da Musandam yarışı tamamladı. Böylece genel sıralamada Spindrift Racing birinci olurken, Foncia ikinci, Groupe Edmond de Rothschild da üçüncü sırada yer aldı.

Avrupa Turu’nun bir sonraki ayağı 17-18 Eylül’de yapılacak Portekiz yarışı.

11 Eylül 2012 Salı

“St. Tropez’de ilk üçe gireceğiz”

-->

Naviga ekibi olarak geçtiğimiz hafta sonu Göcek’teydik. Çok istemesek de hem yaz sezonunu kapatmak hem de birinci gelecek takıma St. Tropez’ye bilet kazandıracak Amex Göcek Cup’ı yerinden izlemekti amacımız. Tam da istediğimiz gibi bir üç gün oldu. Hem keyifli yarışlar izledik hem de Göcek’te sonbaharın ilk günlerinin tadını çıkardık.

Bu sene gördük ki yarışa katılım çoğalmış, özellikle de profesyonel ekiplerin ilgisi artmıştı. Yarış filosunda İstanbul ve güneyin profesyonel takımlarının yanı sıra henüz tekne sahibi olmuş, ilk yarış deneyimini yaşayan amatör ekipler de vardı. Amatör ekiplerin yaşadıkları onca zorluklara rağmen yılmayarak yarışları tamamlamaları takdire şayandı. 


İki günlük Amex Göcek Cup’ın ilk gününde sosis rota iki yarış, ertesi gün de coğrafi rota tek yarış yapıldı. Bu üç yarışın en keyifli yanı St. Tropez bileti için İstanbul’un iki iddialı takımı Goblin 3 ve Orion arasındaki çekişmeyi izlemek oldu. Orion belli ki Göcek Cup’ı almaya kilitlenmişti. Ekip çok iyi yarıştı, ilk günkü sosis rotada şamandıraları hep ilk dönen takımdı. Coğrafi rotada da finişi Goblin 3’ten önce verdi. Ancak reyting farkının kurbanı oldu ve iki günlük sıkı mücadeleyi üçüncü olarak tamamladı. Takımın dümencisi Vedat Çalık, Amex yarışlarında önümüzdeki sene daha iddialı olacaklarını söyledi. Kaan Özgönenç dümenciliğindeki İzmir Yelken Akademisi yarışı ikincilikle tamamladı.

Goblin 3, Göcek Cup’ı alarak St. Tropez’ye gitmeye hak kazanan takım oldu. Ancak buradaki asıl önemli nokta; Aydın Yurdum dümenciliğindeki ekip yarışı kazanmanın haricinde bir başka başarıya daha imza atmasıydı. Takım, kupanın ilk ayağı Bosphorus Cup’ın ardından son ayağını da almayı başardı. Böylece Porto Cervo’dan sonra bir de St. Tropez’de mücadeleye hak kazandı.


Tüm yarışların sonunda, ödül töreni öncesi ekip gazetecilerle bir araya geldi. Aydın Yurdum Amex Cup’ın iki ayağını da almanın mutluluğuyla espriyi de burada patlattı: “Başka takımlar da kazansın diye Turgutreis ayağına girmedik, ama Göcek Cup’ı bırakmak istemedik.”

Yurdum şöyle devam etti:

“Şaka bir yana, Cowes Week çok özel bir yarış ve ona katılmayı çok isterdim. Ama Turgutreis’in şartları teknemize uygun değildi. Göcek ise tam da Goblin 3’e uygun bir rotaya sahipti. Nitekim tüm şartlar lehimize gelişti. Göcek’te yarışmak güzeldi.”


Aydın Yurdum konuşmasının sonunu da çok iddialı bir sözle bitirdi: “Porto Cervo’dan 22’incilikle döndük ama Melges 32 bize çok şey öğretti. St. Tropez’den ise çok iyi bir sonuç bekliyoruz. Eğer ilk üçe giremezsek bizde bir sorun var demektir.”

Les Voiles St. Tropez, 29 Eylül-7 Ekim tarihleri arasında yapılacak. Goblin 3, burada Archambault 35’lerle yarışacak. Takım şimdi St. Tropez’de yarışacak ekibi belirliyor. Aydın Yurdum’un toplantıda da söylediği gibi bu aşamada en büyük avantajları kilo sınırının olması.

6 Eylül 2012 Perşembe

MOD 70 Foncia’nın son dakika zaferi



ORMA 60’lardan ilham alınarak sadece üç yıl önce tasarlanan ancak özellikle çokgövdeli uzmanları tarafından büyük ilgi gören maksi trimaranlar MOD 70’lerin geçtiğimiz aylarda yaptığı ilk okyanus yarışının ardından Avrupa turu başladı. Yarışın ilk ayağı deyim yerindeyse “kalpleri durduracak” türdendi.

Avrupa Turu’nun ilk ayağı 2 Eylül’de Almanya’nın Kiel kentinde start aldı. Start hattında beş takım vardı: Michel Desjoyeaux’lu Foncia, Yann Guichard’lı Spindrift Racing (kendisi okyanus aşırı yarış KRYS Ocean Race’in birincisiydi), Sebastien Josse’li Groupe Edmond de Rothschild, Sidney Gavignet’li Musandam ve Steve Ravussin’li Race for Water.


Beş takım ilk 24 saatte İngiliz Kanalı’na ulaştıklarında 1.238 deniz millik rotanın 450 milini tamamlamışlardı. İlk gece takımlar için çok zor geçti çünkü hava çok sertti. 32-34kt rüzgarda mücadele eden takımlardan Musandam’ın dümencisi Sidney Gavignet bu zorlu geceyi şu sözlerle anlatıyordu: “üç metrelik dalgalar vardı. Özellikle Skagerrak Geçidi çok zorladı. Denizin üstünde zıplayıp hızla geri düşüyorduk. Çok ıslak ve soğuk bir geceydi.”

İlk gece çok sert geçiyordu ancak raporlar, ilerleyen saatler için hiç de iç açıcı şeyler söylemiyordu. Raporlara göre ilerleyen saatlerde rüzgar 2-3kt’lara kadar düşecekti. Yarışta Spindrift öndeydi. İkinci gün hemen arkasındaki Foncia’yla arasını beş mil daha açmıştı. 14 mil geride de Groupe Edmond de Rothschild vardı. Ancak pazartesi günü öğle saatlerinde tam da hava raporlarının söylediği gibi rüzgar düştü ve filo da yavaşladı. Bu arada takımlar gemi yoluna girmiş, bir yandan da rüzgar türbinleri ve petrol platformlarının arasından ilerlemeye çalışıyordu. Dublin’e varış günü olarak çarşamba akşamı ya da perşembe sabahı olarak görülüyordu ama daha da sinir bozucu bir hava bekliyordu filoyu. Sabırlar sınanacaktı.


Sırada dünyanın en yoğun gemi trafiğine sahip geçidi Dover vardı. Bu arada rüzgar daha da hafifledi. Spindrift liderliğini sürdürüyordu. Hemen arkasındaki Foncia’dan sadece 7 mil öndeydi. Bu arada dördüncü sıradaki Race for Water elektroniklerindeki problemlerinden muzdaripti. Bu yüzden hava durumuyla ilgili iyi bir şekilde bilgi alamıyordu.

Filo İrlanda’nın kuzey kıyılarına ulaştığında rüzgar artık neredeyse ölmüştü. Spindrift her ne kadar liderliğini sürdürse de Foncia’yla arasındaki mesafe 5 milden aşağı düşmüştü.  Ortamın daha da gerginleşeceğinin Yann Guichard da farkındaydı. “Görünüşe göre finiş biraz karmaşık olacak, yani oraya ulaştığımızda her şey olabilir. Lideriz, ancak durumumuz çok da sağlam değil.”


3,5 günün sonunda filo, Dublin’e ulaşmak için son millerini kat etmeye çalışırken rüzgar 2kt’lardaydı. Sinirler iyice gerilmişti çünkü finişe 15 mil kala Foncia, lider Spindrift’e yetişmişti. İki tekne neredeyse olmayan ve kararsız rüzgarda tam anlamıyla taktik savaşı veriyordu. Nitekim finiş çok kanlı oldu. Yarış boyunca liderliğini koruyan Spindrift, birinciliği sadece 31 saniyeyle Foncia’ya kaptırdı. Aralarında sadece 500 metre vardı. Desjoyeaux, Avrupa Turu’nun ilk ayağını 23 saat 19 dakika ve 9 saniyede tamamladı.

MOD 70’lerin Avrupa Turu’nun ikinci ayağı 9 Eylül’de start alacak. Trimaranların hedefinde bu kez Portekiz’in Cascais Limanı olacak.

5 Eylül 2012 Çarşamba

Swan 70 Strabo, devlere meydan okuyacak



Görkemli teknelerin karşı karşıya geldiği Rolex Swan Cup’ın 17’ncisi, 10-16 Eylül’de Porto Cervo’da yapılacak. Bu yarışın bizim için ayrı bir önemi var çünkü ilk kez bir Türk teknesi bu önemli yarışta mücadele edecek: Swan 70 Strabo.

İlk kez temmuz ayında Aşağı Yarışı’nda karşımıza çıkan Derya Pozcu’nun 21,28 metrelik Swan 70’i Strabo yarışa katılmak için çoktan Porto Cervo’ya gitti bile. Deneyimli isimlerin yer aldığı Strabo ekibi, Orhan Tüker dümenciliğinde Levent Karabeyoğlu, Burak Gorbon, Selçuk Arıcan, Halit Berdan, Derya Pozcu, Mert Pozcu ve Egemen Şekeralp’ten oluşuyor.


Ekipten Burak Gorbon, yarışa katılım kararını nasıl verdiklerini şöyle anlatıyor: “Teknenin sahibi olan arkadaşımız Derya Pozcu, 2009’da tekneyi satın aldıktan sonra Karayipler’deki Swan Regatta’ya katıldı. Buradaki performansı üzerine Porto Cervo’daki yarışa davet edildi.”

Rolex Swan Cup’ın, dünyada Swan sahiplerinin katılabileceği en mücadeleci yarış olduğunu söyleyen Burak Gorbon ekip olarak kendilerine güvendiklerini söylüyor: “Aşağı Yarışı bizim için önemli bir antrenman oldu. Eksiklerimizi gördük ve bunları gidermek için çaba sarf ettik. Strabo zaten ilk sahibi tarafından Swan'a custom ısmarlanmış bir yarış/gezi teknesi olduğu için bu yarışlarda iyi bir derece yapacağına inanıyoruz.”



Derya Pozcu’nun ABD’de “görüp vurulduğu” Strabo’yu aslında dünya turuna çıkmak niyetiyle almış. Ancak performansı nedeniyle yarışmaya karar vermiş. Satın aldıktan sonra Newport’da Bucket Race, ardından “Spirit of Swan” kupasını kazandıkları Karayipler’deki Swan Regatta’ya katılmış. Yarış teknesinden çok performanslı bir açık deniz teknesi olan Strabo, yarışlardan önce bazı ağır donanımı çıkartılarak yarışa hazırlanıyor.



Bu arada 1984 yılından bu yana Rolex sponsorluğunda yapılan Swan Cup’a bu yıl 13 ülkeden katılım var. Yarışlar dört sınıfta yapılacak: 18,29 metre ve üstünün yarışacağı Maksi, 18,28 metre altının yarışacağı Grand Prix, Sparkman&Stephens tasarımlarının yarışacağı Klasikler ve Swan 45. Strabo, Maksiler’e meydan okuyacak. Rus Bronenosec (Swan 60), İspanyol Plis Play (Swan 80) ve Clem (Swan 56), İtalyan Shirlaf (Swan65) ve Alman Emma (Swan 60) yarışın favori tekneleri.