Eskiden daha
çok Bodrumlu yelkencilerin yarıştığı BAYK Kış Trofesi, artık kışın denize
çıkamayan İstanbulluların da gözdesi oldu malum. Ben de, Sea Witches ekibinin
daveti üzerine atladım üçüncü ayak için gittim Bodrum’a. Maksat kışın bir
Bodrum havası almak, hem BAYK Trofesi’ni tatmak hem de ‘denizin cadıları’yla
bir de yakından tanışmaktı.
Ojelerin gücü adına! |
Sea Witches
ekibinin tümü kadınlardan oluşuyor: Yasemin Akyıl, Tuba Gencer, Tülin Erdoğdu, Ayşegül Torun
Küçükgöçmen, Arzu Yıldırım, Ceyhan Asil, Esra Ceritoğlu ve Aydan Karaca. Çoğunluğu
orta yaşta, çocuk sahibi ve Ankaralı. Hepsi de bu spora sonradan başlamış,
amatör yelkenci. Birkaç sene önce yelken eğitimi almışlar, Bodrum yarışları
sırasında tanışmışlar, sonra da kendi takımlarını kurmaya karar vermişler.
Dümencileri Yasemin Akyıl ekipteki tek profesyonel. Ekip üyeleri ustaları ne
derse harfiyen ona uyuyor. Yarıştıkları tekne ise kiralık bir Bavaria 46.
Ekibin kurucularından Tuba Gencer, tekneyi büyük zorluklarla bulduğunu
anlatıyor. Tuba’nın dediğine göre Bodrum’da teknesini yarışlara kiralamak
isteyenlerin sayısı çok az. Teknelerinden memnunlar ancak hayallerinde daha
küçük bir tane var. Tekne büyüdükçe harcanan güç de arttığından 46 feet’lik bir tekne ekibi bir hayli zorluyor. Ama gördüğüm kadarıyla çok yorulsalar da gayet
güzel üstesinden geliyorlar.
Keyfim yerinde |
Ekiple
beraber ben de iki gün yarıştım. İlk gün başüstü görevim, görevsizlikle
sonuçlandı zira teknenin balonu olmadığından, asimetrik de o havada iş
görmediğinden yarışın bir kısmı, hazır beklettiğimiz asimetriğin üzerine
uçmasın diye oturmakla geçti. Ne yalan söyleyeyim pek yorulmadığımdan gayet
keyifliydi. İkinci gün de ekip azaldığından bu kez görev yeri vinçlere geçti.
Hava sert olunca bir vince dört kol düştü. İşin üstesinden gelindi.
Rakipleri geride bırakmanın mutluluğu |
Her iki gün
de tekne orsa ayağında çok iyi gitti. Teknenin hızı 7-8 knot’a ulaşırken
çoğunlukla grubunun lideriydi ve performansıyla rakiplerini çok şaşırttı. İş
pupa seyire geldiğinde ise balonun eksikliği kendini gösterdi. Ancak
demokrasilerde çare tükenmez. Ayı bacağı seyrine geçip, kakıcın da yardımıyla
cenovayı elden geldiğince sabitleyerek kendi çapımızda balon seyrimizi yaptık.
Pupa ayağında birkaç tekneye geçilse de Sea Witches takımı yarışı ilk gün
dördüncü, ikinci gün de beşincilikle tamamladı. İlk iki ayakta oldukça
gerilerde kalan ekibin yaşadığı mutluluğu tahmin etmeniz hiç de zor olmasa
gerek. Özetle takım az imkanla çok iş başardı. Özellikle ilk gün fazlasıyla iyi
performans gören ekip akşam Marina Yacht Club’da arka arkaya gelen tebrikleri
kabul etti. Ha bir de ikinci gün çok özel bir yarışçı vardı ekipte. Teknenin
tek erkek üyesi, dört aylık bir Jack Russel olan Pit, ilk başta tedirgin olsa
da sert orsa seyirlere rağmen içeride sessizce uyudu.
Kakıç desteği |
BAYK Kış
Trofesi’nin üçüncü ayağı ise genel olarak oldukça hasarlı geçti. İlk günün
ikinci yarışında İzmir Yelken Akademisi Exit’le çarpıştı, ikinci gün de Mad-X
Eker Sütlaç’ın vardavelalarını kopardı. Rüzgar şiddetini artırınca ıstralyalar,
mandarlar koptu, balonlar kaçtı. Protel-MATmazel ekibi cumartesi günü denize
bir adamlarını düşürmesine rağmen birinciliği kaptırmadı.
Yasemin ve Pit |
İki günlük
kaçamağın ardından kafamda şu notlar kaldı:
- Bodrum’da rüzgar şahane, hava İstanbul’a göre ılık, yelken çok keyifli. Yarış sonrası havuzlukta oturup dişlerin takırdamadan içkini içebiliyorsun.
- İstanbul’da yarış biter herkes evlere dağılır ya. Burada ise akşam herkes ‘mahalle barı’ kıvamındaki Marina Yacht Club’da, muhabbet tatlı, müzik güzel.
- Kış olduğu için restoranlar boş, hizmet daha iyi. Yazın olduğu gibi her yerden pop müzik çığlıkları yükselmiyor.
- Bodrum, özellikle adalar şu an yemyeşil. Yani görmeye alışkın olmadığımız türden bir Bodrum.. Bir de bu halini görmek gerek.
- Özetle Bodrum kışın, hele BAYK yarışı sırasında çok güzel, siz de gitsenize.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder